21 Ekim 2015 Çarşamba

Trabzonspor’un Ekonomik Durumunun Tuhaf ve Acıklı Hikayesi

Son günlerde saha sonuçlarında büyük bir başarısızlık sergileyen Trabzonspor’da dikkatler yine Trabzonspor ekonomisine çevrildi.  Trabzonspor ekonomik olarak ne durumda? 

Trabzonspor’un Ekonomik Durumunun Tuhaf ve Acıklı Hikayesi

Kimilerine göre bir borç batağı içerisinde, bazılarına göre de ekonomik olarak bir problem yok. Ekonomik olarak bir problem görmeyenler, muhalifleri hainlikle suçlamakta. Onlara göre hainlerin uydurması neticesinde Trabzonspor’un Büyük Başkanı (!) İbrahim Hacıosmanoğlu zor durumda bırakılmak isteniyor.
Peki gerçekten nedir durum? Trabzonspor’da İbrahim Hacıosmanoğlu göreve başladıktan itibaren, ortaya çıkan ekonomik tablo neleri gösteriyor ve Trabzonspor’un borcu ne kadar? Bu borç neyi ifade ediyor?
Bu sorulara cevap verebilmek için yapılacak en doğru ve en tarafsız şey, kulübün SPK denetiminde KAP’a yapmış olduğu finansal bildirimler ve “Bilanço”lar.
Nedir Bilanço? Bilanço, Bir işletmenin beli bir tarihteki varlıklarını (elinde bulundurduğu değerleri) ve kaynaklarını ( borçlarını ve öz kaynaklarını) gösteren temel mali tablo.
Biz de Trabzonspor’un ekonomik olarak geldiği noktayı ve borcunu kulübün yayınlamış olduğu bu bilançolar çerçevesinde inceleyeceğiz
31.05.2013 Tarihli Bilanço =Borç Tutarı 202 Milyon TL ( 180 Milyon TL Kısa Vadeli Borç)
Mayıs ayında yapılan kongrede Denetleme Kurulu borcu her ne kadar 178 milyon TL olarak açıklasa da arada geçen zaman içerisinde Mayıs 2013 sonunda Trabzonspor’un borcunun 202 milyon TL olduğu bilançoda ortaya çıkıyordu. Bu rakamın Trabzonspor için “iflas” noktası olduğunu iddia eden muhalifler, Sadri Şener yönetiminin kulübü batırdığını ancak ekonomik reformlarla bu borç miktarının kademeli olarak azaltılacağını ve aynı zamanda da şampiyonluğa ulaşacak bir kadronun temellerini atacaklarını söylüyorlardı.  Nitekim 2013-2014 sezonunda 1461’den gelen oyuncuların çok, yapılan pahalı transferlerin az olduğu bir dönem yaşanmıştı. Bu dönem sadece Aykut Demir’e 2,9 Milyon Euro bonservis ödenmiş, Malouda  ve Bosingwa’ya bonservis ödenmemişti. Ancak 2,5 Milyon Euro garanti paraya imza atan Malouda, Trabzonspor’un yıllık garanti ücret rekorunu kırmıştı. Trabzonspor’un kaptan/kalecisi Tolga Zengin ise 2,75 Milyon Euro’ya Beşiktaş’a transfer olmuştu. Transfer sezonu sonrası Trabzonspor’un net borcu 236 milyon TL’ye ulaşmıştı
31.08.2013 Tarihli Bilanço =  Borç Tutarı 236 Milyon TL (216 Milyon TL Kısa Vadeli Borç)
2014-2015 transfer sezonunda peşpeşe yapılan transferler taraftarın mutluluktan sarhoş olmasına neden oluyor, “Trabzonspor tarihinin en iyi kadrosunun kurulduğunu” iddia edenler ile “Sezon sonu şampiyonluk garanti” diyenler sadece şampiyonluğun kaçıncı hafta kesinleşeceği konusunda bir ortak yol bulamıyorlardı! Bu dönemde 19 futbolcuya 29,5 Milyon Euro ( 29,5 Milyon Euro x 2,85 TL = 84 Milyon TL) ödenmişti yani borçlanılmıştı. Asıl korkutucu rakam ise yapılan kontratlar sonrası futbolculara ödenecek toplam maaş yükünün 90 Milyon TL’ye çıkmış olmasıydı.
2014-2015 transfer sezonunda Adrian, Henrique ve Olcan Adın’ın satışlarından ise toplamda 11,25 Milyon Euro ( 11,5 Milyon x 2,85 TL = 32 Milyon TL ) bir gelir sağlanmış olmasına rağmen, Trabzonspor tarihinin en çok para harcanan transfer sezonu olmuştu. 31.08.2014 tarihinde açıklanan bilançoda borcun boyutu, Trabzonspor’un finansal açıdan geldiği korkunç durumu özetliyordu
31.08.2014 Tarihli Bilanço = Borç Tutarı 350 Milyon TL ( 170 Milyon TL Kısa Vadeli Borç)
2015-2016 yaz transfer dönemine geldiğimizde yine harcamaların “optimum” bir seviyede gerçekleşmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Transfere harcanan para geçmiş yıla oranla düşüş göstermiş olsa da elde kalan futbolcuların satılamaması, sportif başarının gelmemesi nedeniyle parasal sıkışmanın aşılamaması borcun azalmasına ya da en azından aynı kalmasına yetmedi. 8 oyuncu için ödenen toplam bonservis bedeli 13,1 Milyon Euro (13,1 *3,3 TL = 43,3 Milyon TL) olurken, yeni kontratlarla beraber yıl içinde futbolculara ödenecek toplam maaş yüküise 120 Milyon TL seviyesine çıkmıştı. Nitekim borç artmaya devam etti ve 400 Milyon TL rakamını da aştı
31.08.2015 Tarihli Bilanço = Borç Tutarı  407 Milyon TL (291 Milyon TL Kısa Vadeli Borç)
1 – İbrahim Hacıosmanoğlu göreve geldiğinde 202 Milyon TL borç devralmıştı. Bu borcun en korkutucu bölümü ise 180 Milyon TL’lik kısmının Kısa Vadeli olmasıydı. Akıllı, kendisini değil Trabzonspor’u düşünen ve geleceği planlayabilme yeteneğine sahip bir yönetim sıkıntılı bir nokta olan Kısa Vadeli borçlar kalemini döndürülebilir seviyeye getirip, kulüp için büyük bir yük yaratmayan transfer politikası ile hem başarılı olabilir hem de mali açıdan daha güven verici bir yerde durabilirdi. Ancak öyle olmadı
2- İbrahim Hacıosmanoğlu göreve geldiği zaman devraldığı kadronun oyuncu satışlarından toplamda 16 Milyon Euro’dan (yaklaşık 45 Milyon TL’den) fazla satış geliri elde etti. Kendi almış olduğu ancak gerekli verimi sağlayamadığı oyuncuların satışlarından ise 6,1 Milyon Euro ( yaklaşık 20 Milyon TL) gelir elde edebildi.
3- Trabzonspor’un son iki sezondur forma ana sponsoru yok. Forma sponsorunun olmaması Trabzonspor’un ek gelir elde etmesini zorlaştırdı. 2013-2014 sezonunda UEFA Avrupa Ligi’nde 10 Milyon Euro’ya yakın gelir, 2014-2015 sezonunda ise yaklaşık 6 Milyon Euro gelir elde etti ama 2015-2016 sezonunda UEFA Avrupa Ligi’ne Rabornicki’ye elendiği için katılamadı ve kulüp için önemli bir gelir kaynağı daha heba oldu.
4- Trabzonspor bunca maliyete ve pahalı kadrosuna rağmen sahada da başarılı olamıyor. Sahada başarı gelmeyince hem Türkiye’deki her kulüp için can damarı olan yayın gelirleri düşüyor hem de Trabzonspor marka değeri zarar görüyor.
5- Trabzonspor’u parça parça bölen bir anlayışla kulübü tek başına yönetmeye çalışan, karşısında olan her kesimi hain olarak suçlayan İbrahim Hacıosmanoğlu Trabzonspor’un başındayken hem bu anlayış neticesinde hem de başarısız sonuçlar neticesinde forma satamıyor, kombine satamıyor, ek gelir üretemiyor. Sponsorluklar da tam bir fecaat zaten. Swarowski’ye yapılan onca “kur” işe yaramadı. İşe yarasa bile, gelirlerde büyük bir kaldıraç etkisi yaratamayacağı da açıktı. Belki günü kurtarabilirdi. En büyük beklenti ise Akyazı… Uçuk rakamlar dolaşıyor ortalıkta ancak gerçek çok farklı
6- Çeşitli zamanlarda haber kaynaklarında “futbolcuların alacaklarında ödeme problemi” hakkında haberler çıkıyor ve bu durumun futbolcular ve kulüp açısından büyük bir problem olduğu anlatılıyordu ancak bu haberler yönetim Kurulu tarafından yalanlanıyordu. Gerçi “yalanlama” metnini yazan Abdi Serdar Üstünsalih, daha iki hafta önce kulübün meseleleri ile 1 yıldır ilgilenmediği açıklamasını da yapıyordu. 
Trabzonspor kadrosunda bulunan 10 yabancı futbolcusuna “garanti para” olarak bu sezon 18 milyon Euro ödeyecek. Bu oyuncular oynasa da oynamasa da bu ödemeler yapılmak zorunda.  Maç başları da bu tutara eklendiğinde 20 Milyon Euro’yu buluyor. Kadronun toplam maaş yükü ise ( teknik ekibe ödenen paralar dahil) 34 Milyon Euro, yani 120 Milyon TL’den fazla
31.08.2015 tarihli bilançoya baktığımızda bu haberlerin gerçeklik payının oldukça yüksek olduğunu görebiliriz. Zira Dönen Varlık kaleminde 47 Milyon TL varken, Kısa Vadeli Yabancı Borçlar kaleminde 1 yıl içinde ödenmesi gereken borçların toplamının 291 Milyon TL olduğunu görüyoruz. Normal şartlarda Dönen Varlıklar /KVYK oranının “1” olması “optimum” seviye iken Trabzonspor’da bu oran “0,16” gibi korkunç bir rakam.
KVYK kaleminde en dikkat çekici nokta “Çalışanlara Sağlanan Faydalardan Kapsamında Borçlar” ; 115 Milyon TL.

7- Trabzonspor’un Aralık Ayı Kongresi’ne kadar borcunun 450 Milyon TL’yi aşacağı öngörüsü asla karamsar bir öngörü değil, gerçekci bir öngörüdür. Trabzonspor seviyesindeki bir kulübün bu kadar borcu döndürebilme, borcu döndürürken başarılı olma ihtimali artık yoktur.  Üstelik gelinen ekonomik nokta, Trabzonspor’a başkan adayı olup, başarılı bir yönetim kurma anlayışındaki herkesi de korkutmaktadır. Zira ne olursa olsun en az 3 yıllık popülist olmayan, akılcı ve tasarrufu odak noktası yapabilen bir politika ile Trabzonspor ekonomisi tekrar nefes alır verir hale getirilebilir. Kuzey taraflarında popülist olmayan eylemlerin de karşılık bulmayacağını düşünürsek, Aralık Ayı sonrası İbrahim Hacıosmanoğlu dışındaki bütün adaylar eğer “Başkan” olurlarsa inanılmaz zorluklarla baş başa kalabilirler. İbrahim Hacıosmanoğlu zorluk çekmeyecektir, zira “her ne olursa olsun onu destekleyecek ve son 2,5 yıldır kulübün her yanına sirayet etmiş” bir yığın dün olduğu gibi bugün de İbrahim Hacıosmanoğlu’nu destekleyecek ve rahatlatacaktır; Trabzonspor’un yok olma pahasına hem de!
Gelişmeleri bekleyip göreceğiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder