
Kabul edelim ki Ersun Yanal iyi bir teknik adam...
Bazı insanlar yapısal olarak zor sevilirler... Trabzon şehri de çok zor bir yer...
Herkesin herşeyi bildiği bir kent!..
İnsanlar sabah kalkar Trabzonspor, akşam yatar Trabzonspor.. Bunu bu ülkede bilmeyen yoktur.
Ersun Hoca'nın da bu durumun farkında olmaması zaten mümkün değil; zira ikinci kez burada.. Aslında Yanal'ın söz konusu avantajı kullanması gerekirdi..
Beşiktaş maçına kadar şehirde kredisinin "eh işte" seviyesinde olduğunu herhalde herkes kabul eder..
Yukarıda da vurguladık; Trabzon kenti Türkiye'nin en zor ve acımasız kenti..
Hatayı zamana yaymayı pek beceremeyiz. Hemen faturayı kesmek isteriz..
Ersun Yanal seviyesinde bir teknik adamın taraftarlarla diyaloğa girip, el kol hareketleri yapması şık olmadı...
Gelelim taraftara! Siz de farkındasınızdır ki hocam, taraftar en iyi bilendir!..
Orada Özer çıkar mı (!) Allah aşkına?! Hakan Arıkan dururken Özer de neyin nesi?! Bu tercih işi bilmediğimizin bir kanıtı! Siz de insansınız elbette, hata yapacaksınız; eyvallah da burası öyle bir kent değil!..
Aradaki bağı kopardınız.. Şimdi bu hareketiniz parmağa çok sarılır, hep gündemde kalır..
Maalesef hocam; burası böyle.. Bize öyle geliyor ki sizi zor günler bekliyor!
Umarız bu kez yanılırız da bu çok bilmişlikten vazgeçer; herşeyi ehline bırakırız!...
Şu süreç meselesine de bir değinelim isterseniz!..
Açıklamalarınızda bir 'süreç' den bahsettiniz..
Burası süreç beklentisinin hoş görüleceği bir saha değil..
Burası acele, hemen, şimdi nidalarının yüksek oranda haykırıldığı yer... Süreç ( zaman dilimi ), sonra, gelecekte gibi kelimeler, kavramlar burada itibar görmez hocam..
Ve ne kadar zaman geçerse geçsin; hiç bir zaman taraftardan daha iyi bilemeyeceksiniz ...
Bugün size el kol hareketi yapanlar yarın, kafanıza bir şeyler savurmaya ilk adaylardır...
Keşke olmasaydı!...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder